23 Eylül 2015 Çarşamba

YİRMİ BİR


Yavaşça ayağa kalkıp etrafına bakındı.Burada olmalı mıydı? Hayır hayır.Kesinlikle olmamalıydı.Olanları hatırlamaya çalıştı.Bu arada stresli olduğu zamanlarda olduğu gibi  etrafındaki her şeye kendini kapatıp odada bir aşağı bir yukarı yürümeye başladı.Düşüncelerini bir türlü toparlayamıyordu ve bunun bir fayda sağlamadığı fark ederek yürümeyi bırakıp yatağın kenarına oturdu.Derin bir nefes alıp kendi kendine konuşmaya başladı.
 " Burada olmamalıydım.Nasıl gelmiş olabilirim ki.Kafayı yemek üzereyim."
İşte o anda aklına düşünmek dahi istemediği bir ihtimal geldi.Buraya yalnız gelmiş olamazdı.Bu bir kabustu.Bu olamazdı.Bunların tekrar başına gelmiş olmasına inanamıyordu.Hemen dışarı çıkıp bir an önce hastalıklı beyaz duvarlı odadan kurtulmak istiyordu.Aniden arkasını döndü ve dona kaldı.Karşısında dikiliyordu ve yine onu son gördüğü andaki gibi gülüyordu.Bütün tüyleri diken diken oldu.Kollarını kendine sarıp geri geri yürümeye başladı.Yapabileceği hiç bir şey yoktu kaçamazdı saklanamazdı onu görmezden gelemezdi.Durumu kabullenip gözlerini kapattı ve yere çöktü.Kollarını dizlerine dolayıp olabileceklere kendini hazırlayıp beklemeye başladı.Beş dakika sanki ona bir ömür gibi gelmişti ama hiç bir şey olmadı.Gözlerini açıp kapının önüne baktı.Kimse yoktu.Beyaz duvarlar gitmişti.Nasıl olduğunu bir türlü anlayamıyordu.Yavaşça ayağa kalkıp etrafına bakındı.Dikkatini odadaki eşyalara verdi.Düşünmek istemiyordu çünkü düşünmekten korkuyordu.Düşündüğünde başına hep bunlar geliyordu ve artık çok korkuyordu.Belirsizlikten korkuyordu kimseye anlatamamaktan ve anlamamalarından korkuyordu.Duvarları inceledi. Açık mavi ve griye boyanmıştı.Maviye odaklandı çünkü mavi onu sakinleştirirdi.
   Bir kaç dakika hiç bir şey yapmadan duvarlara baktı ve sakinleştiğini düşününce dikkatini tekrar odaya çevirdi.Oda fazla sade ve temizdi.İki kişilik bir yatak bir çalışma masası ve kitaplıktan başka hiç eşya yoktu.Her şey çok düzenli görünüyordu bu yüzden canını sıkıldı. Hemen ayağa kalkıp bir kaç eşyanın yerini değiştirdi.Keşke televizyon olsaydı diye düşündü birden. Aslında televizyon izlemeyi hiç sevmezdi ama bu karmaşık durumda onu meşgul edebilirdi.Yine onunla karşılaşmaktan korktuğu için kapıya yaklaşmaktan korkuyordu.Kendini kandırmasına gerek yoktu.Zaten o kapının kilitli olduğunu biliyordu.Bu yüzden hayal kırıklığı yaşamak istemiyordu.
   Banyoya girip kapıyı arkasından kapattı.Yüzünün son halini görmek istiyordu ama ilk anda cesaret edip bakamadı.Hala sinirleri çok gergindi.Sıcak suyu açıp üstündekileri çıkardı. Suyun altına girince kendini çok daha iyi hissetti.Sıcaklık ona iyi gelmişti gerili olan bütün sinirlerini gevşetiyordu.Tamamen rahatlayana kadar hiç bir şey yapmadan suyun altında bekledi.Aklını yinede tamamen kapatamıyor sürekli düşünüyordu.Buraya kendi isteğiyle gelmiş olamazdı.Saçlarını yıkadı ve hala gözleri kapalıyken havluya uzandı.Bir şeyi tuttuğunu biliyordu ama bu havlu değildi.Daha çok bir...El olduğunu hissediyordu.Aniden gözlerini açıp elini geri çekip çığlık attı.Bütün vücudu şiddetli bir şekilde titriyordu.Orada kalakalmıştı. Hareket edemiyordu.Yaklaşık bir dakika sonra kendini toparlayıp havluyu alıp kendine sardı ve odaya koştu.Yatakta uzanmış uyuyan Derin'i görünce biran kapının önünde kaldı.Onu burada görmeyi beklemiyordu.İkisinden de korkuyordu.Peki hangisi daha kötü diye düşündü.Sadece uyuyor diye kendini ikna etmeye çalışıyordu.Hala korkuyordu ve yalnız olmak istemiyordu.O an üzerindeki havluyu fark edip fazla çıplak olduğunu hissetti ve havluya daha sıkı sarıldı.Banyodan kıyafetlerini almak zorundaydı. Korka korka kafasını çevirip içeri baktı.Biraz önce durduğu yerde duruyor ona gülüyordu.Sıçrayıp hemen kapıyı onun yüzüne kapattı ve koşarak yatağa gitti.Başka çaresi olsa bunu yapmazdı ama başka çaresi yoktu.Şuan için kendini tek güvende hissedeceği yer ne yazık ki Derin'in yanıydı.Elinde geldiğince sessizce pikeyi kaldırıp altına girdi ve yanına yaklaştı.Sıcaklığını hissetmek istiyordu yoksa gerçek olduğuna inanamazdı.Gerçekti ve yanındaydı.Biraz olsun rahatlayıp gözlerini kapattı.
   Uykuyla uyanıklık arasında güçlü ve sıcak bir çift kolun onu sardığını hissetti ama umursamadı.Kendini çok yorgun hissediyordu.Yanlış kişi tarafından gelmiş olsa bile şuan için güvenlik hissi onu mutlu ediyordu.Biraz olsun huzurlu uyuyabilirdi.

Devamı için asıl siteme beklerim. eskiciveroman.wordpress.com

NEYDİ NE OLDU


Sizinde hiç buraya ait değilim diye düşündüğünüz bir ortam oldu mu? Sizi bilmem ama ben bunu sıkça yaşıyorum. Evde okulda akraba ziyaretlerinde... Arada sıkışıp kalmış bir bireyim ben. Çoğu insan gibi bende yüksek sosyete dediğimiz o ulvi insanların arasında büyümedim. Aynı zamanda çok alt tabaka diye kınanan insanların arasında da büyümedim. ( ki ben bu kınama olayına kesinlikle karşıyım ) Yani tam bir orta sınıf aile çocuğuyum. Eğer bir şeylerin ortasında kalıyorsanız kendinizi dışlanmaya hazırlamalısınız. Bir köye gittiğinizde sizi ' şehirli gelmiş ' diye kınar. Yurt dışına gittiğinizde ise ' köylü bunlar efendim hala aynı geri kalmışlık ' diye ezerler. Peki ya ne yapmalı bu ortada kalan masum arkadaşlar? Nasıl bu ikilemden kurtulmalılar ? Cevabı merak ediyorsanız hemen söylüyorum.  BUNDAN ASLA KURTULAMAZSINIZ.
 Ama size küçük bir tavsiye köydeyken şehirli havası atın ve bunun tadını çıkarın. Yurt dışındayken de olduğunuz gibi davranın ve beceremeyeceğiniz işlere kalkışmayın. En azından sadece köylüsünüz. Ayrıca beceriksiz ve sonradan görme olmak gibi hoş olmayan sıfatlarla karşı karşıya gelmezsiniz. Zaten bu tip insanlar sizi belli başlı kalıplarla hatırlar ve böyle konumlandırır. O yüzden boşa çaba harcayıp onlar gibi görünmeye çalışmayın zaten asla sizi kendileri gibi kabul etmezlerUğraşıp hayal kırıklığı yaşamaya değmez bence.

eskiciveroman.wordpress.com

KENDİN İÇİN YAŞA

images
  
  Hayatta en zor olan şey bir şeylere başlamaktır.İlk adımı atman gerekir ama bir türlü cesaret edip atamazsın. Bu da benim ilk yazım ve eminim ki ilerleyen zamanlarda dönüp baktığımda ‘ Nasıl saçmalamışım. Bunları hangi kafayla yazmışım acaba.’ diye söylenip kendime kızacağım ama olsun. Her insan hata yapabilir ve saçmalamakta ilklere mahsus değil midir zaten ? İlk aşk, ilk iş, ilk okul hepsinde istisnasız saçmaladım ve eminim ki sizde bir çok konuda saçmalamışsınızdır. O yüzden bunlardan bahsetmek denemelerimi yazmak ve en önemlisi kendi hayal dünyamı oluşturmak için  bir blog açmaya karar verdim. Böylece beni dinlemek yazılarımı okumak istemeyen arkadaşlarıma ( ki onlar benim en büyük hazinem ) eziyet etmemiş olacağım ve daha çok insana ulaşabileceğim. Tabi okumaya değer bir şeyler yazabilirsem.
   En büyük hallerimden biri çok iyi bir yazar olmaktı.Yeteneksizliğimi fark etmem çok zamanımı almadı ve anında bıraktım.Ama içimdeki yazma istediğinden bir türlü kurtulamadım. ( ki bundan çok mutluyum ) Sayfalarca yazım iki tane bitmemiş romanım ve bunlar bana ne kazandırdı diye soracak olursanız verebileceğim tek cevap ‘ hayal gücü ‘ olurdu.
  Etrafıma bakıyorum ve bir sürü koşturan insan görüyorum.Düşünmeyen izlemeyen hayal etmeyen hayatın tadını çıkarmayan… Günlerce gökyüzüne bakmayan insanlar var hayret verici doğrusu. Kafasına gök taşı düşse haberi olmaz. Gece yıldızları seyretmeyen insanlar var. Çok korkunç. Tamamen robot olmuşuz haberimiz yok. Herkesin yaptığını yapmak marifet olmuş. Herkesleşmek aynı olmak bir marifet değil bence. Farklı olmak kadar güzel bir şey olabilir mi? Bir düşünsenize sadece makarna ve ekmekle beslenip işe giden bir toplum olduğumuzu sizi bilmem ama ben isyan ederdim. Sarma olmadan asla! Herkeste bir ben önce olayım çabası herkes beni görsün sevsin beğensin herkes gibi olayım ne modaysa onu yapayım. Kesinlikle anlamıyorum böyle insanları. Zaten herkes birinci olamaz ve her insanın bir düşmanı vardır. Yani herkesin sizi sevdiği bir dünya yok.
  Siz kendinizi sevin.Gökyüzüne bakın, kuşlara bakın, yıldızlara bakın, dışarıda oynayan küçük çocukları izleyin, bir kitap alın elinize hayal edin, kopun dünyadan bir saatliğine bile olsa.Hayat güzel ve sadece sizin için varmış gibi yaşayın.Başkaları için değil, başkaları ne der diye değil, benzemek için değil… Kendiniz için mutlu olmak için FARKLI olmak için yaşayın.Farklı olan her zaman özeldir.

eskiciveroman.wordpress.com